Archives of Sexual Behavior ve Journal of Sex Research dergilerinde yer alan bilimsel araştırmalar, tek gecelik birlikteliklerin ardından hissedilen pişmanlığın eylemin kendisinden ziyade sezgilerin göz ardı edilmesi ve ortam koşullarından kaynaklandığını gösterdi. Norveç’te 5 binden fazla yetişkinin katıldığı çalışma, kararın aceleye gelmesi ve duygusal bağ eksikliğinin deneyimi olumsuz etkilediğini ortaya koydu.
Sosyal ve evrimsel psikoloji alanındaki veriler, kadınların bu tür deneyimleri erkeklere kıyasla daha olumsuz değerlendirebildiğini ortaya koyuyor. Süreçte yaşanan hayal kırıklığı, ahlaki baskılardan çok başlangıçtaki beklenti ile deneyim anındaki koşulların uyuşmamasından ileri geliyor. Partneri memnun etme arzusu, alkol etkisi ve dış baskılar bireylerin kendi sınırlarını geri plana itmesine yol açabiliyor.
İçsel sezgilerin yok sayılması öne çıkıyor
Çalışmalarda katılımcıların en belirgin rahatsızlık kaynağı olarak partnerin hijyeni, uygunsuz tavırlar ve yetersiz çekim gibi unsurların yanı sıra baştan hissedilen tereddütlerin görmezden gelinmesini gösterdiği belirtiliyor. Bireylerin başlangıçta fark ettikleri uyarı işaretlerini bastırarak sürece devam etmeleri, sonrasındaki olumsuz değerlendirmelerin merkezinde yer alıyor.
Araştırma sonuçlarına göre yaşanan bu içsel çatışma, bireylerin sonraki süreçte sınırlarını daha net çizmesine ve duygusal yakınlığı önceleyen birliktelikleri seçmesine zemin hazırlayabiliyor. Böylece deneyim sonrası oluşan farkındalık, kişinin gelecekte kendi ihtiyaçlarına daha uygun tercihler yapmasını sağlayan bir tecrübeye dönüşüyor.
